Orhan Gencebay müziğin Orhan Baba’sıdır, Türk müziğine katkısı çoktur. Eskiye dönük bir yapıya sahip olmadığım için benim doğduğum dönemde çıkmış şarkılarına pek aşina değilim. Daha çok radyo ve televizyondan duyduklarımla Orhan Gencebay şarkılarını biliyorum. Mesela Hüner Coşkuner ve Muazzez Ersoy’un Nostalji serilerini severek takip etmiştim, orada vardı. Ebru Gündeş’te ara sıra albümlerine koyuyor ya da cover albümlerde bolca kullanılıyor, oralardan da biliyorum. Evin TSM sever kesiminin TRT kanallarını izlemesi ya da Popstar Alaturka’dan duyduğum kadarıyla biliyorum. Yani yaşım itibariyle Orhan Baba’nın müziğine özel bir ilgim yok, duyduğum kadarıyla biliyorum (Bir de küçüklüğümde Sibel Can ile beraber çıkardıkları kaset bende de vardı ama şarkıları hatırlamıyorum).

Bu tribute albümde ilk defa duyduğum şarkılar var, bildiğim şarkılar da var. Ben sevdiğim şarkılardan bahsedeceğim. Tarkan’ın “Hatasız Kul Olmaz” şarkısını sevdim hatta sevdik. Evin TSM sever kesimi radyoda duymuş, bana soruyor, Tarkan şunu okumuş nereden dinleyebiliriz diye.. Demek ki albüm gençliğini bu şarkılarla geçirmiş kesimin ilgisini çekti, genele hitap etti. Ozan Çolakoğlu da şarkının özünden kaçmayarak Tarkan’ın üstüne göre dikmiş. Ben de Tarkan’la seven kesimdenim galiba. Ajda Pekkan’ın hakkını verdiği “Severek Ayrılalım” albümün dans hitidir, albümü sırtlayan ikinci şarkıdır.

Albümde çok severek dinlediğim Mustafa Ceceli’nin “Yarabbim” yorumu ve düzenlemesi var ki başkasına kesinlikle böyle yakışmazmış, favorim. Yıldız Tilbe’nin “Aşkımı Sakla” şarkısı albümden önce internete sızdığı için sanırım, herkesin büyük beğenisini kazandı. Ben de ilk defa Yıldız Tilbe sayesinde bu şarkının varlığından haberdar oldum. Ancak şarkının sonuna doğru boğazı mı kurumuş nedir? Sesi çatallaşmış.



Sezen Aksu’nun “Akşam Güneşi” yorumu sesine o kadar uygun ki.. İyi ki bu şarkıyı seçmiş, Aykut Gürel’in düzenlemesi de çok yerinde, ikinci favorim. Ebru Gündeş’in “Dil Yarası” yorumu çok güzel. Nerede nasıl söylemesi gerektiğini iyi biliyor, hakkını veriyor. Düzenleme de olması gerektiği gibi. Ancak şarkıyı hücum kayıt yani tek seferde mi kaydetmişler? İkinci A kısmına Gündeş bir anda giriyor, şahlanan yaylılar bir anda geri çekiliyor.

İzel’in “Kabahat Seni Sevende” yorumu gayet güzel ama Göksel genel olarak daha iyisini yapmıştı diye hatırlıyorum. Düzenleme olarak bu hali de güzel ancak temposu daha düşük olsaymış daha iyi olabilirmiş. Demet Akalın yorumunu ne kadar geliştirmiş. “Farkında Mısın” benim daha önce hiç duymadığım bir şarkıydı. Orjinal halini dinleme gereği duydum ve o halden bu hale nasıl evrim geçirdiğini anladım. Albümde “Severek Ayrılalım”dan sonra en iyi ikinci dans şarkısı olarak sırıtmamış, bu hali daha iyi olmuş.

 “Bir Teselli Ver” şarkısının bir gün rock formunda ortaya çıkıp, beğenimi kazanacağını hiç düşünmezdim. Emre Aydın ve Cem İyi bardakçı çok güzel iş çıkarmışlar. Aynı şekilde Duman’ın kendine has yorumladığı “Gönül” de gönlümü kazanan ikinci rock eser. “Beni Yak” ile tanıdığımız Duman’ın tamamı Orhan Gencebay şarkılarından oluşan bir albüm hazırlayabilmeleri mümkün, niye olmasın, güzel olur.

Zara tam olması gerektiği gibi yorumlamış, “Dilenci” sesine öyle yakışmış ki.. Sanki en başından beri bu şarkı Zara’nınmış gibi. Berkay’ın “Dünya Dönüyor” yorumu da olmuş. “Batsın Bu Dünya” şarkısında Orhan Gencebay’ın sesini ilk ve son kez duyuyoruz, koro da güzel. Bana göre içlerinden sıyrılan Zara’nın yorumu oldu. O ne damar, ne melankolik nağmelerdir öyle.. Bir anlığına bile olsa batırdı dünyamı.

Rafet El Roman’ın “Beni Biraz Anlasaydın” ve 84′ün “Dokunma” şarkıları eğer yeni şarkılar olarak yayınlansaydı, kimse yadırgamazdı. İkisi de güzel.

Gelelim öncesinden de bildiğim olamayanlara.. Nilüfer’in yorumladığı “Dertler Benim Olsun” Atilla Özdemiroğlu düzenlemesi olması gerektiği gibi ama Nilüfer nakaratta kendini o kadar kasmış ve sesini zorlamış ki dinleyemedim. Bu kadar bastırarak söylemeye gerek var mıymış bilemedim. Deniz Seki’nin “Benim Dünyam” düzenlemesi olmamış, yorumu hiç olmamış. Niye hakkını vermeden, nağmeleri dümdüz okuyup geçmiş ki?

Albüm en kötüleri sanırım Hande Yener’in “Kaderimin Oyunu” ve Serdar Ortaç’ın “Hor Görme Garibi” yorumlarıdır. İki güzel şarkı nasıl öyle göz göre göre harcanabilmiş. Çok fena.

 “Orhan Gencebay ile Bir Ömür” albümünün kartoneti ayrıca tebriği hak ediyor. Altın sarısı fikri kimden çıkmışsa tebrikler. Parça listesi sıralaması türlere göre ayrıca hazırlanabilirmiş. Çünkü karışık gitmesi pek iyi olmamış. Hele ki orta yaş kesimin bu durumdan hoşlanacağını sanmıyorum. Genel olarak bakıldığında bahsini ettiğim şarkılar yeterli olurmuş. Pek bilinmedik şarkılar albümü sekteye uğratmış. Bir de karışık ilerlemesi albümün bütünlüğünü bozmuş, “best of” klasmanından çıkmış. Yani baştan sona dinleme isteği vermesinden çok, tek tek sevdiklerimizi seçip ayrı bir playlist hazırlama isteği uyandırmış.

Müziğin diğer dev isimlerine de aynı özverinin gösterilmesi ve böyle tribute projelerle dinleyicinin daha çok ödüllendirilmesi dileğiyle.. Albümün aranjörü Selim Çaldıran’ın müziğine, albümün yapımcısı Polat Yağcı’nın emeğine, Orhan Baba’nın şarkılarına sağlık.