MAGAZİNDE NELER OLMUŞ?



SON ASSOLİST KARİYERİNİ ZEDELEDİ!


Petek Dinçöz geçenlerde gece saatlerinde bir mekandan alkollü bir şekilde çıkınca birden memleket meselesi haline geldi. Neden acaba? Aslında gayet normal bir durum değil mi? Hemen hemen tüm ünlüler bu şekilde görüntüleniyor aslında. Ama bir fark var ki Petek Dinçöz bugüne kadar asla böyle görüntülenmemişti. Ayrıca albüm öncesi Umre'ye gidip gelmesi üzerine bu davranışı çok yadırgandı. Bugüne kadar böyle bir şey yapmadığı gibi yapanları da kınayan biriydi. Üstelik bir de Umre'den Allah'ın huzurundan yeni gelmiş biri olarak şahsen bende hiç yakıştıramadım. Bazen Petek Dinçöz'ü konuşurken "O şarkıcı mı ki? " diye soru yöneltiyorlar bana. Son zamanlarda sahnelerden daha çok televizyon programları projelerinde yer alması da zedelemiş aslında şarkıcılık kariyeri. Çoğu bilmez ama Petek Dinçöz Maksim Gazinosu'nun son assolistidir. Bu zamana kadar ki ağır ve yaşından büyük giyinmeleri de ondan olsa gerek. Yıllardır insanların gözünde bir inci gibi işlediği kariyerini bir gecede yok etmek büyük cesaret. Belki isteyerek belki istemeyerek. Keşke yaşanmasaydı böyle bir durum.



OYLUM TALU DÜNYA EVİNE GİRDİ

Televizyonun en güzel yüzlerinden biri olan Oylum Talu'nun evlendiğini duyduğumda çok sevindim. Oylum Talu benim gözümde hep ayrı bir yerdedir. İnsan olarak çok tatlı, iş olarak ele alırsak çok başarılı ve magazinsel yönü fazla olmayan biri. Yüzüne her baktığımda mutlaka tebessüm ettiğini görüyorum. Ayrıca daha önceki yapmış olduğu evliliği de ele alırsak evliliğin ciddiyetini çok iyi biliyor ve çocuk yapmak veya başka sebeplerden değilde mutlu olmak için evleniyor. Bunu daha önce açıklamıştı zaten. Başarılı duruşu ve geride kalanları unutup yoluna neşeyle devam eden Oylum Talu'ya ve eşi Methi Bengisu'ya hayat boyu mutluluklar diliyorum.


CİDDEN SONUNDA AYRILACAKLAR!

Özlem Yıldız ile Sinan Serter çiftinin ayrılacağı yönde çıkan haberlerden ben bile sıkıldım artık. Her yıl aynı haber. Onlar nasıl sıkılmasınlar! Malzeme mi bulamıyorlar yoksa biz ortaya bir taş atalım belki doğru çıkar mı diyorlar anlamış değilim  valla. Haberi bir kere yaparsın; bir şekilde geri dönüt alırsın, açıklama yapılır ve sonuca ulaşılır. Daha uzatmaya ne gerek var. Ki birde sonuç olumsuzsa! Özellikle Özlem Yıldız bu haberler her çıktığında "Hayır öyle bir şey yok. Gayet mutlu bir evliliğimiz var." diyor.
Yine aynı haberler çıkınca tabi tekrardan açıklama yapmak zorunda kalmışlar ve Özlem Yıldız " Yıllardır aynı haber çıkıyor ve biz yıllardır yalanlıyoruz. Ayrılmak isteyen çift neden çocuklarını alıp Nişantaşı'na gezmeye gelsin? En sonunda ayrıcaklar bizi! " demiş. Magazinciler de biraz utanma olmalı artık diye düşünüyorum.



POPSTAR 2013'ÜN KARNESİ

 




Vee uzun süredir beklediğim Popstar yarışması başladı, 3 bölüm yayınlandı. Tabiki hiç beklemediğim değişikliklerle. En son 2009 yılında yayınlanmıştı Popstar Alaturka ve Mehtap Yılmaz birinci çıkmıştı. Çok çok beğenerek ve hiç bir bölümünü kaçırmadan izliyordum. Muhteşem sesler vardı. Çok bekledim tekrar başlasın diye. O başlamamıştı ama yerini O Ses Türkiye doldurdu benim için. Hatta formatının farklı olması daha eğlenceli hale getirmişti benim için programı. Jürisini de çok beğeniyorum O Ses Türkiye programının.

 21 Martta başladı Popstar 2013. Değişiklikler yapılmış. Osman Tan Erkır yerine Burcu Esmersoy, Ebru Gündeş yerine Demet Akalın ve Armağan Çağlayan yerine Serdar Ortaç ile anlaşılmış. Program başlamadan önce bu kadroyu duyduktan sonra pek hoş olmaz ama eğlenceli geçer diye düşünmüştüm. Nitekim öyle olmadı şahsen benim için. Benim için diyorum ama bir çoğunun beklentilerinin altında kaldı Popstar2013. Bir kere popstar yarışması mı karaoke yarışması mı belli değil. Yani bunlar güzel şarkı söyleyeni mi yoksa güzel sese sahip olup güzel şarkı söyleyeni mi seçecekler anlamadım doğrusu.  4 tane güzel ses var programda. Ve işin enteresan yanı sanki herkes muhteşem bir sese sahipmiş ve muhteşem performanslar sergiliyorlarmışcasına yorum yapılıp puan veriliyor.


İşte bu durumu her gördüğüm an şok oluyorum. Benim ilk hafta ilk dikkatimi çeken yarışmacı Habibe oldu. Allahım o nasıl bir sestir ya. Ajda Pekkan'ın güzelim şarkısını bağıra çığıra söyledi.Dinledikten sonra bu nasıl bu yarışmaya girmeye hak kazanmış diye sordum kendi kendime. Ve en önemlisi ise sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla hemen hemen herkes aynı düşüncedeydi. Ee herkesin kulağı sağırda tek ordaki 4 kişinin mi sağlam? Ses kötü 9 puan,yorum kötü 8 puan, güzel olanlara da 10 puan. Ne büyük fark var ne büyük!    
Yarışmacılar açısından büyük bir haksızlık. Geniş açılı düşündüğümüzde ise aslında programın amacına uygun olmadığını görüyoruz.


SENİ DURDURMAK MI? (GÜLŞEN)



      3 yıldır beklediğimize ya da kendi adıma konuşursam beklediğime fazlasıyla değdi. Gülşen'den  "Beni Durdursan Mı? dediği bomba gibi bir albüm geldi. Albümün ismini ve kapak resmini çok beğendim. Çıkış parçası "Yatcaz Kalkcaz " fazla enteresan geldi insanlara. Kimisi hiç beğenmedi kimisi yadırgadı ama çoğunluk da çok eğlenceli buldu ve bayıldı :) Çıkış parçası olarak "Yatcaz Kalkcaz" şarkısını seçmesi çok isabet bir karar olmuş. Çünkü bu şarkı diğerlerinden biraz daha farklı ve çıkış parçası olarak seçilmeseydi insanların beğenisi şu an olandan daha az olacaktı.

      Albümde ikinci sıradaki şarkı "Kardan Adam". İlk dinlendiği andan itibaren herkesi büyüleyen şarkı. Şarkıda aşka karşı bir isyankarlık söz konusu. Her zaman ki gibi şarkıyı yazarken kelimeleri titizliklikle seçmiş. Gülşen'in yazar kimliğinde bayıldığım diğer bir nokta budur. Mesela "Fikir" kelimesinin yerine "Malumat" kelimesini kullanması beni şarkıda etkiledi ve her zamanda şarkılardaki kelime oyunlarından etkilenirim. Aynı şekilde diğer şarkılarda da var bu.

      "Saklandım İzlerinden " şarkısında kızgınlık ama özlem var. Duygularını çok güzel dile getirmiş dinlerken çok keyif alıyorum.
      Ve albümdeki bayıldığım şarkılardan diğeri "Kendine Müslüman". Burda da özlem var hasretlik var ama ne hasretlik. Pişmanlıklarını dile getirirken de baya bir taşlama var. Ne çok sert ne çok hafif öyle güzel ki.

HELAL OLSUN DEMET AKALIN BGM




     Gelelim şu herkesin mest olduğu Demet Akalın’ın muhteşem konserine. Konsere gitmemin sebebi zaten çok büyük bir konser olacağını bildiğim içindi. Yani Demet Akalın çok özen gösterdiğini, emek verdiğini ve çok para harcadığını dile getirdi birkaç kere. Konsere erken gittim malum çok kalabalık olacağını bildiğim için arkalarda kalmayayım diye. 

     Sahne çok görkemli görünüyordu. Sağda ve solda büyükçe D.A harfleri sahne arkasındaki büyük projeksiyonda ise ışıl ışıl bir Demet Akalın yazısı vardı. Salon yavaş yavaş dolmaya başladı. Saatler 21:15’i gösterdiğinde orkestra yerini aldı ve 5 dakika sonra Demet Akalın muhteşem bir şekilde sahnede. 
Açılışı “Giderli Şarkılar” la yaptı. Şarkıyı playback okudu ama o şovunu sergilerken pekte mümkün değildi canlı performans sergilemesi. Giderli Şarkılar şarkısı için projeksiyon yöntemiyle muhteşem bir kareografi hazırlanmış. Ben hayatımda ilk defa gördüm bir konserde böylesine güzel bir kareografiyi.  Hem şarkıyla hem Demet Akalın’la çok uyumluydu. Herkes büyülendi adeta.

     Kostümü hele de o çizmeleri yakıyordu resmen. Saçlara maşa yapılmış gayet doğal bir görünümü vardı. Makyaj her zaman ki gibi çok güzel yapılmış. İkinci şarkı Evli Mutlu Çocuklu şarkısıydı ondan sonra da "Aşkın Açamadığı Kapı", "Afedersin", "Herkes Hakkettiği Gibi Yaşıyor" "Bebek" şarkılarıyla biraz eskilere gittik. Konserin birinci bölümünde "Giderli 16" albümünden sadece "Giderli Şarkılar"ı söyledi. Şarkılarda 10 bayan 5 erkek olmak üzere 15 kişilik süper ötesi bir dans ekibi vardı. Hemen hemen her şarkıda farklı farklı kostümler ve kareografilerle eşlik ettiler Demet Akalın'a.
 

KÜRK MESELESİNİN SON KURBANLARI !



     Hiç bir zaman bitmek tükenmek bilmeyen bir konu gerçek kürk meselesi. Ve bu konunun son kurbanları ise ilk önce Sevim Emre ardından Hülya Avşar ve  Gülben Ergen oldu. Aslında hiç kapanmayan bu konu zaman zaman böyle gündeme geliyor tekrardan. Kendince haklı olan, fikirleri farklı olanlar var.

     Sevim Emre'den başlayacak olursak kendisi gerçek kürk giydiği için eleştiri yağmuruna tutulmuş olmasının çok umrunda olmadığını ama bu konunun kendisini üzdüğünü dile getirdi. Hayvanları korumanın sadece kürk giymemekle olmadığını bunların içine yılan derisinden yapılmış çantalar, kemerler , kuş ve kaz tüyü yorganlar, yastıklar vs gibi ürünlerinde olduğunu söyledi ve son derece haklı bence. Kimse inkar etmesin ki en azından hepimizin evinde kaz tüyü yorgan veya yastık vardır yani. Ama nedense sadece kürk giyince bu göze batıyor ve eleştiriliyor.

     Geçtiğimiz hafta ise Hülya Avşar gerçek kürk montuyla görülünce oldukça büyük tepkiler geldi doğal olarak. Ama bir kez daha takdir ettim ki Hülya Avşar her zaman ki yüreğiyle  "Üzerinizdeki kürk gerçek mi ? " diye sorulduğunda "Sizlere yalan söylemek istemem ama bu konularda konuşmakta bana göre değil. " diyerek gerçek olduğunu kabul etmiş oldu. Fikrimce kürk giyilmesi çok yanlış bir davranış.

BİLE BİLE LADES ÜMİT SAYIN !



   Vallahi yuh diyorum artık! 
Ümit Sayın'ın, dolandırılma haberini ilk okuduğumda bir insan olarak kızgınlığım üzüntümün önüne geçti açıkcası. Ümit Sayın cep telefonlarından arayıp polis olduklarını belirten ve çeşitli bahanelerle bir şekilde para isteyen fix dolandırıcılar tarafından dolandırılmış.

   Az buz da değil hani ! 
Hesabındaki paranın 30 Bin TL 'sine el konulmuş. Polis 11 Bin TL sini çekilmeden kurtarmış fakat 19 Bin TL para şu an için güme gitmiş bir durumda. Kız arkadaşı Ümit Sayın'dan haber alamayınca polise gidiyor ve o şekilde telefondan dolandırıldığı tespit ediliyor. O zamana kadar hala dolandırıcıların gerçek polis olduklarını sanıyor Ümit Sayın.

    Köyden dün gelmedin ki !
 Tamam insanların dalgınlığına gelir vs vs ama banka hesabında yüklü miktarda para var böyle bir riski nasıl almış hayret ettim. Hemen hemen her hafta telefonuma dahi sms geliyor benim.
 "Kendinin polis olduğunu belirtip sizden kontör, para vs isteyenlere itibar etmeyiniz. Hiç bir polis sizden bunları istemez. " diye.

YILBAŞI GECESİNDE KİMİN SAHNESİ, NASILDI?



Yeni yıl dolayısıyla bir çok sanatçı tabiki bu yıl da sahne aldı. Bunların arasında muhteşem sahne performansları sergileyenlerde var olmasına karşın hiç sahneye çıkamayanlar da var. Her yıl olduğu gibi bu yılda bir çok ünlü konser için Kıbrıs'ı tercih etti. Bazılarından kısa kısa bahsedelim en iyisi:

MURAT BOZ:  Geçen yılda olduğu gibi yılbaşı gecesi için yine İstanbul'u tercih etmiş Murat Boz. Sahnesine oldukça önem göstermiş ve çok kere prova yapmıştı bu gece için. Hilton Otel'de o gece muhteşem performansıyla herkesi büyülemiş adeta. Dans kareografisi ayrıca beğeni toplamış.Konser alanının tıklım tıklım olması da gözlerden kaçmıyor.

İZEL: Bursa- Kervansaray Otelde verecek olduğu konser için rezerveler 1 hafta kala kapanmıştı. Bu hem İzel'i hemde gelecek olan seyirciyi önceden heycanlandırmayı başardı. Saç, kostüm ve sahne performansıyla birlikte en güzel şarkılarını seslendiren İzel'de tam not almış o gün.

Deniz SEKİ: Hemen hemen her yıl Kıbrıs'ta sahne alan Deniz Seki'nin bu yıl ki durağı da Kıbrıs Viva Casino sahnesiydi. Bol enerjili bir konser olmuş. Deniz Seki tüm görselliğinin yanı sıra süper bir sahne performansı sergilemiş sevenlerine.

HADİSE: Talihsiz. Yılbaşı gecesi için o kadar hazırlık yap, prova yap, kostümüne kadar ayarla hatta sahneye git ama konser vereme. Çok üzücü bir durum gerçekten. Hadise organizasyon şirketini suçluyor, hiç bir madde yerine getirilmedi, ücretim ödenmedi diyor. Madem öyleydi de kulise kadar niye gittin konsere çıkmak için. Seyirci sayısının az olduğundan sahneye çıkmamış olması daha inandırıcı geliyor bana. Her ne olursa olsun 50 kişi de olsa orda sahneye çıkmış olması gerekiyordu. Hiç etik değil.