POP'SA TOP!
14:35
Gönderen Unknown
Albüm analizlerime bir sonraki yazımda başlıyorum. Bu seferlik müzik kanalları şarkıların klipleri bazen haksız yere pop veya arabesk diye sınıflandırmasını yazıyorum.
Yazımı kısa tutacağım çünkü iyice derine inersem bu konuda sayfalarca yazabilirim.
Hepinizin de bildiği gibi Kral Tv geçen yıldan itibaren Kral Pop diye bir kanal açtılar, aslında Kral Tv Kral Pop oldu. Kral Avrupa da Kral Tv oldu. Neyse uzun lafın kısası şarkıların çoğu haksız yere arabesk, fantazi diye sınıflandırılıyor. Bazı şarkıcıları sınıflandırıp pop şarkısı yapsalar bile yayınlamıyorlar. Örnek Ebru Yaşar ağlayamıyorum medyada çok geniş yer aldı. Ebru Yaşar'dan ilk pop şarkı diye cluplarda çok çaldı. Şarkının yeni coverı tuttu vs ama ne Kral Pop ne de Powertürk klibi yayınlamadı.
Yazımı kısa tutacağım çünkü iyice derine inersem bu konuda sayfalarca yazabilirim.
Hepinizin de bildiği gibi Kral Tv geçen yıldan itibaren Kral Pop diye bir kanal açtılar, aslında Kral Tv Kral Pop oldu. Kral Avrupa da Kral Tv oldu. Neyse uzun lafın kısası şarkıların çoğu haksız yere arabesk, fantazi diye sınıflandırılıyor. Bazı şarkıcıları sınıflandırıp pop şarkısı yapsalar bile yayınlamıyorlar. Örnek Ebru Yaşar ağlayamıyorum medyada çok geniş yer aldı. Ebru Yaşar'dan ilk pop şarkı diye cluplarda çok çaldı. Şarkının yeni coverı tuttu vs ama ne Kral Pop ne de Powertürk klibi yayınlamadı.
Bir başka örnek de Ebru Gündeş'in bu yaz başında eski hit pop şarkılarını yorumlamış olduğu 13,5 albümü Seni istiyorum ve Sen yoluna ben yoluma klipleri pop altyapılı olmasına rağmen Kral pop da yayınlanmadı. İşin tuhaf yanı bu şarkıların eski versionları Kral pop da yayınlanıyor hem de altyapısı pek de pop olmadan. Çelik Sen yoluna ben yoluma Kral pop da çokça yayınlanırken Ebru Gündeş'ten Sen yoluna ben yoluma yayınlanmaması büyük haksızlık aynısını şimdi Yaparım bilirsin Şarkısında da yapıyorlar neyse ki powertürk bu şarkıyı yayınlıyor.
Diyeceğim o ki bu büyük labeller müzik piyasası kan ağlıyor diyor ama müzik piyasasını bir şekilde kendileri baltalıyorlar. Pop yapmasan başarılı olamazsın klibin yayınlanmaz deniliyor adeta. Bu çok yanlış. Olan büyük emekler harcanan, kaliteli albümlere oluyor !
Emrah Ülker
HER YIL ALBÜM ŞART MI?
04:43
Gönderen Unknown
Allah rahmet eylesin bizim için, vatan için şehit olanlar oluyor. Kimi konserlerini iptal ederken kimi etmiyor vs. Burada etmek doğrudur etmemek yanlıştır diye bir kavram yok asla. O ayrı o ayrı. İlk taş her zaman müziğe atılıyor alışılmış. Gazetede yazar "Bengü Yılbaşında 120 Bir Tl aldı" vs. Bu sadece bir örnek. Sanılır ki 120 Bin hopp Bengü'nün cebine girdi. Oldu canım başka emriniz var mı? Menajer, yapımcı ve arkadaki kocaman bir orkestra başlı başına konserden pay alanlar. Özellikle de orkestra. Müziksiz ses bir şeye yaramaz. Ortalama 15 kişiden oluşan kocaman bir orkestra. Herkes ekmeğinin peşinde, işinin peşinde. Bizim zevk alıp dinlediğimiz müzik, enstrüman çalan adamın ve solistin işi. Ekmek kapısı. Bunun lamicimi yok yani.
Ortalarda görünmüyor, magazin haberlerinde çıkmıyor, konser vermiyor diye Bengü bitmiş güya. Kendini sevgilisine adamış ve tamamen kariyeri son bulmuş. Hoppala yuh demek istiyorum açıkcası. Kız ölümden dönmüş.Sonrasında gerçekleşmesi gereken konseri vermesi ardı ardına konser vermeye devam edecek anlamına gelmez. O mecburiydi. Fakat albüm mecburi değil en azından bir süre. Parası, pulu varsa şu an ihtiyacı yoksa bende olsam bende albüm yapmam. Ölümden dönmüşüm var mı daha ötesi be? Kafamı dinlerim, kendime gelmeye çalışırım, tatil yaparım. Belki de albüm hazırlığında bilemeyiz. Ortada net bir şey yokken boş boş konuşmak bir işe yaramaz. Bir şey yapmadan kuru kuru bu piyasada varım demesi onun kariyerini boşa çıkarırmış. Klipleri dönmüyormuş. Ben niye görüyorum klipleri Kral Pop Tv ve Powerturkte. Bir başka sanatçı 6 yıl albüm yapmıyor. Gerçekten kendisini sevgili vs başka bir şeye yöneltiyor. O kişi için bile böyle aciz bir haber yapılmıyor.
Yazık... Albüm çıkıp, klipler, konserler başlayınca da baş tacı yapıp haber yapar yine aynı kişi.
NİYE BU KADAR GÖZE SOKMAK !
07:31
Gönderen Unknown
Evlendiğinden beri hatta Reza Zarrab ile aşk yaşamaya başladığından beri herkesin konuştuğu, tek odağı Ebru Gündeş oldu. Hatta en çok konuşulan Ebru Gündeş değil kendisi için harcanan paralar, kendisine alınan hediyeler vs. Adım atsa konuşulur haber yapılır oldu. Yıllar sonra istediği annelik duygusunu yaşadı.
Ebru Gündeş her zaman ağır bir insandır. Haberleri tabiki yalanlamadı ama tepki göstermedi asla. Kendisi hakkında konuşulanlara her zaman sessiz kalmayı tercih eder. Bu konularda da yine aynı şey oldu. Fakat bu konular son zamanlarda, yapmış olduğu işlerinin önüne geçti. Önüne geçti derken haber olarak tabiki.
Reza Zarrab, Ebru Gündeş'e ev almış, at almış, pırlanta kulaklık almış, onu almış bunu almış. Kime ne ! Adam çalıp çırpıpta eşine hediye almıyor herhalde kime ne yani. Niye bu kadar göze batma? Bu tür şeyleri insanların gözlerine sokmaktaki amaç ne yani. Başkaları belki de evinde yiyecek ekmek bulamazken elin adamı haber yapıyor Reza Zarrab 750 Bin Dolara kızına ev aldı diye. Bir yazarsın, iki yazarsın. Sürekli sürekli çok saçma buluyorum ben çook. Sırf bunalımda olup bu tür haberleri gördükçe intihar eden insanları da biliyoruz eskilerden. Rahatsız edici bir şey olsa gerek.
Kuruçeşme Arenada konser veriyor sayın Gündeş ; ilk olarak sesi, yorumu, performansı konuşulup haber yapılacağı yerde direk maddiyata yönelip sahnesine ne kadar para harcadığı konuşuluyor. Tabiki sahnede çok önemli. Hayranlarına, seyircilerine özen göstermiş, konsere muhteşem bir görsellikle hazırlanmış fakat bu başka şekilde yansıtılıyor buna karşıyım işte. Ben Ebru Gündeş'in yerinde olsaydım şimdiye kadar ohoo çirkefliğin en fazlasını yapmıştım. Şükretsinler onun karakterine. Parayla birlikte adım atsa yazılıp çiziliyor çünkü. He tepki vermiyorsa haberler hoşuna mı gidiyor diye de düşünülebilir. Olabilir ama ben hiç sanmıyorum. Öyle biri olmadığına inanıyorum en azından Ebru Gündeş'in.
En son çıkan çılgın haber ise Ebru Gündeş'in 'Kuruçeşme Arena' da vermiş olduğu konserde alanı dolduran seyircinin yarısı eşi Reza Zarrab tarafından satın alınan biletler sayesinde olduğuydu. O kadar da değil artık. Hadi bunu doldurdu tüm konserlerini mi Reza Zarrab dolduruyor. Yakından takip ediyorum, Ebru Gündeş'in tüm konserleri hınca hınç doluyor zaten. Ki mekan Kuruçeşme Arena olunca gayet normal buluyorum. Haberin doğruluk payı olduğuna inanmıyorum.
Gereksizdi ! Hemde Çok Gereksizdi !
14:11
Gönderen Unknown
![]() |
| Özge Ulusoy/ Hakan Akkaya/ İvana Sert/ Uğurkan Erez/ Çağla Şikel |
İyice kötüye mi gidiyor, iyice saçmalaşıyor mu anlamadım. Bugün Ne Giysem yarışması ilk başladığında bir meraktı, herkes izliyordu filan. Bende dahil olmak üzere. Daha sonra insanlar sıkıldı diye düşünüyorum. Reytinglerde de düşme vardı zaten, başka sebebi olmasa gerek. Gala gecesinde baya bir beğeni topladılar. Yayınlandığı gün tüm kanalları sollamıştı adeta. Herkes onu izliyordu ne olacak, ne yorum yapılacak, kim kazanacak vs.
Yeni sezonda eski başarılarına ulaştılar tabiki. Ee peki şimdi kalite bir düşüyor bir çıkıyor. İlk önce Nur Yerlitaş programdan ayrıldı. Bir şok yaşanmıştı, kanal içinde,, izleyenler içinde. Nur Yerlitaş'ın yerine Barbaros Şansal geldi. Olmadı, yapamadı, bir şeyler ters gitti, seyirci ısınamadı, reytinglere yansıdı vs o da ayrıldı programdan. Arada bir konuk jüriler geldi. Son olarak çareyi işinde başarılı olan Uğurkan Erez'i jüri koltuğuna oturtmayı ve uğurlu odaya ise Özge Ulusoy'u transfer etmekte buldular. Böylesi daha güzel oldu.
Uğurkan Erez o tecrübeyle jüri koltuğuna daha çok yakıştı. Fakat yine de içinde hep uğurlu oda da olma isteği vardı. Çünkü o diğer jüri üyelerinden daha farklı. Mesela yeri gelince onlar gibi sert, gıcık biri olamıyor.Yeni sezonda ise jüriye iki yeni isim eklendi. Özge Ulusoy ve Çağla Şikel. İki mankenin jüri olduğunu mu saçma bulayım, jüride dört kişinin olduğunu mu saçma bulayım? Uğurkan Erez çok istediği odaya geri döndü, döndü ama işler karıştı işte. Jüride iki modacı, iki manken. Hayır programın formatında yürüyüşe, duruşa bakılsa bir şekilde olumlu bakarsın. Mankenden de jüri yaparsın ama öyle bir durumda yok ortada.
Ee bu gereksizlik neden o zaman? Gerçi Çağla Şikel'in, İvana Sert'e göre modadan daha iyi anladığını da söyleyebilirim. O da ayrı bir çelişki tabi, tartışılır... İvana Sert 25 Bin TL alırken Çağla Şikel'in 50 Bin TL ye anlaşması da geldi gündeme. İvana'nın "Ben 25 Bin TL alırken o (Çağla Şikel) neden 50 Bin TL alıyor "diye karşı çıktığı fakat yapımcıların tartışma istememeleri üzerine konunun kapandığını duymuştuk. Oysa İvana Sert bu haberleri biraz çevirip "Ben kendi aldığım paraya bakarım." dedi.
Gelelim jürinin 4 kişiden oluşmasına. Oylama yapılıyor; İvana evet diyor Çağla evet diyor, Özge evet diyor, Hakan'a; sana gerek kalmadı biz aramızda hallettik zaten diyorlar. Ne kadar şaka yollu olsa dahi bu böyle. Kimi zaman geliyor Çağla Şikel'in kararına gerek kalmıyor diye devam ediyor durum. İki kişi evet deyip iki kişi hayır dediğinde ne olacak acaba diyeçok merak ediyordum.Öyle bir duruma rastlayana kadar izledim programı .İki kişi evet deyip iki kişi hayır dediğinde ise bu sefer jüriler birbirlerini eleştiriyorlar. Sen kızın elbisesini beğenmedin de niye bizimlesin dedin vb gibi.
Durum böyle olunca bir jüri oyunu geri çekerek değiştiriyor. Gereksizdi. Yarışma formatına göre 4. jüri çok gereksizdi hemde. Bakalım nereye doğru, nasıl bir şekilde gidecek program.
AYŞE ÖZYILMAZEL KENDİNDEN SIKILDI ! ................................ŞİŞEDE DURDUĞU GİBİ DURMUYOR !
13:43
Gönderen Unknown
AYŞE ÖZYILMAZEL KENDİNDEN SIKILDI !
![]() |
| Sevcan ORHAN/ Alişan |
Ayşe Özyılmazel daha fazla dayanamayarak Alişan ile yapmış oldukları programdan ayrıldı. Çünkü sıkıcılığına kendi de sıkıldı. Bunun üzerine program 1 hafta ara verdi ve star tv Alişan'a yeni bir partner arayışına girdi. Zuhal Topal ve bir çok kişiye teklif gönderilmiş. Zuhal Topal kabul etmemiş ve zaten bu sezon program yapmak istediğinden emin değil kendisi.
Sonuç olarak programa 1 hafta önce konuk olmuş Sevcan Orhan'a teklif götürülmüş ve kendisi de kabul etmiş.Bence hiç gerek yoktu aslında. Alişan tek başına da programı gayet iyi götürürdü yani. Programın formatını bozmak istememişler belli ki. Alişan çok heycanlıydı. Yeni bir partner; huyu, suyu her şeyi düşünüyordu haliyle. İlk program yayınlandı ve Alişan'ın üzerinden büyük bir yük kalktı. Programda her şey çok güzeldi. Hatta programın açılışında Sevcan Orhan ile birlikte Ayşe Özyılmazel'in en sevdiği türküyü söyleyerek ona gönderdiler. Orhan, Ayşe'ye göre çok daha aktif, samimi.
İlk programda bu kadar doğal ve rahat olabildiyse ileri ki bölümlerde çok daha iyi bir ikili olacakları belli. Saatleri aynı olmasa da Saba Tümer en büyük rakiplerinden biri. Alişan mı yoksa bayan kahkaha Saba Tümer mi göreceğiz bakalım.
ŞİŞEDE DURDUĞU GİBİ DURMUYOR !
![]() |
| Mine ÇAYIROĞLU |
Yapmış yapacağını Mine Çayıroğlu. Eğlenmek için gittiği mekanda çok fazla alkol alan Çayıroğlu gözünü mekandaki garsona takmış. Tabi yine biraz mantıklı düşünmüş ve mekanın kapanmasını beklemiş. Gerçi beklese ne olur ki olan olduktan sonra. Gitmiş olduğu mekandan, herkes çıktıktan sonra alkolün vermiş olduğu etkiyle birlikte, gözüne kestirdiği garsona resmen ilan-ı aşk etmiş.
Genç, Çayıroğlu'nun alkollü olduğunu bildiği için pek oralı olmamış ve alttan almış tabiki. ."Hadi ne olur gel benimle, beni yalnız bırakma." diyerek büyük bir marifetmiş gibi genci kendisiyle gelmesi için ikna etmeye çalışmış bir süre. Madem kaldıramıyorsun, madem bünyen fazlasına uygun değil içme arkadaşım.
Sabah kalktığında, bu haberi görüp 'Lanet Olsun' diyeceğini o an düşünebilseydi zaten içmezdi o kadar. Yanındaki arkadaşı da bir o kadar mahcup bir biçimde arkadaşını taksiye zorla bindirmeye çalışıyormuş. Hala direnip taksiye binmiyor ve garsonu ikna etmeye çalışıyormuş.
Acaba gerçekten de aşık mı oldu? diye düşünemeyiz tabiki. O kafayla değil aşk tuvaletin yolunu zor bulur. Görenler durur mu hiç bir çok kişi sözlü tacizde bulunmuş. Kariyerine destek olacağına köstek oluyor adeta. Artık çok iyi öğrenmiştir alkolün şişede durduğu gibi durmadığını !
BİR DARBEDE LERZAN MUTLU'DAN !
11:50
Gönderen Unknown
Geçtiğimiz hafta Demet Akalın ile tüm dostluğu biten Alişan, Çağla Şikel, Demet Akalın derken tek tek dostlarını kaybediyor. Son kişi ise Lerzan Mutlu. Alişan'ın sayılı dostlarından olan hatta Demet Akalın'la küstükten sonra çok daha sık görüştüğü Lerzan Mutlu da Alişan'a sırt çevirdi. Bir hata da birbirlerini hayatlarından siliyorlar diyeceğim ama daha öncede çok kere Lerzan Mutlu ile küsmüşlerdi. Çünkü o zamanlar da Alişan "Ne olursa olsun Lerzan ile aramızı kimse asla bozamaz." demişti. Daha sonra da barıştılar zaten.
Belki yine aynı durum olabilir. O kadar sıkı dostluğa rağmen Lerzan Mutlu'nun iddiasına göre kendisine program teklifi geldiğinde Alişan ile program yapmak istediği için teklifleri kabul etmemiş.Bunun üzerine Lerzan Mutlu ile yapmak üzere Alişan'a bir çok program teklifi gelmiş ve Alişan "Ben Lerzan Mutlu ile program yapmam" demiş. Ee tabi sonunda öğrenince dayanamadı patladı Lerzan. Alişan ise bu konu hakkında herhangi bir şey demedi.
Düşmanımın Düşmanı Dostumdur!
Adeta bu kuralı uyguluyorlar. Alişan ile küstükten hemen sonra Demet Akalın, Seda Önder ile nasıl barıştıysa şimdi de Lerzan Mutlu küsmüş olduğu Alişan'a sırt çevirip Demet Akalın ile sıkı fıkı oldu. Zaten samimiydiler ama şimdi çekiştirecekleri artı bir konu Alişan oldu. Twitterdan sen haklıydın, ben yanlış yaptım gibi yazışmalar oldu da bitti bile. Ayrıca Lerzan Mutlu, Alişan'ın program tekliflerini kabul etmemesini cesaretsiz olarak değerlendirip Alişan için "Kadın Gibi" diye yazdı Demet Akalın'a.
Her iki tarafında hataları olmuş olabilir ama genel değerlendirme yapacak olursak en çok hata yapanın Alişan olduğunu anlamış oluyoruz. Şu an için yakın dostlarından tek Ece Erken kalmış oluyor. Daha önce de küstüklerinde " Alişan'ı asla affetmeyeceğim" diyen Mutlu barışmıştı. Ben yine barışırlar gibi bir hava seziyorum.Hayırlısı...
DOSTLUK AŞKTAN ÖTE / OLAYLARIN İÇİ YÜZÜ !
07:01
Gönderen Unknown
DOSTLUK AŞKTAN ÖTE
Petek Dinçöz ve Can Tanrıyar bundan öncede resmi nikahlı olduğu eşini boşamıştı. Fakat daha sonra karşılıklı olarak tekrar deneme kararı almışlardı. 12 yıllık bir aşk geçmişi olan çiftin tekrardan ayrılmak isemesi biraz garip gelse de aslında gayet normal. Petek Dinçöz her zaman ki gibi kendine yakıışanıı yaparak
"12 yıllık ilişkimizi karşılıklı konuşarak, anlaşarak bitirme kararı aldık… Aslında bir süre önce de resmen boşanmıştık. Sonra tekrar denemeye karar vermiştik. Ama bu deneme başarılı olmadı. Birbirimi kırmamak, üzmemek, hep arkadaş ve dost kalabilmek için ayrılmaya karar verdik. " diye basına açıklama yapmış.
Basın açıklaması yapmasıyla birlikte olayların karışmamasının ve yanlış haber yapılmamasını sağladı. Birlikte vermiş oldukları karardan ötürü ben kendimce gurur duydum. Ayrıldıkları için değil. Olmayacağını anladıkları anda birbirlerini kırmak,üzmek,yıpratmak ve nefrete dönüşmeye meyil vermeden sorunu kökten çözmek. Bu camiada çok nadir görülen olaylardan biridir bu. Petek Dinçöz böyle bir davranış sergileyerek, boşanmalarına ayrılan sevenlerinin kalplerine bir kez daha girmeyi başardı.
OLAYLARIN İÇ YÜZÜ !
Son günlerde en çok okunan haberlerden biri Hüsnü Şenlendirici'nin sevgilisini dövmesi. Herkes ayrı bir şey söylüyor, ayrı bir yorum yapıyor. Sonunda çıkan haberlere dayanamayarak basın açıklaması yapma gereği duymuş ve basına;
"Bu gün bir gazetede çıkan dayak haberi hiç bir dayanağı olmayan YALAN bir haberdir. Dahada kötüsü bir çok medya kuruluşunun yalan haberi sorgulayıp, araştırmadan paylaşmasıdır. Böyle bir haber yüzünden beni seven ve dinleyen insanların güvenini kaybetmem aynı zamanda işlerimi de etkilemektedir. Ben ,sorumlu olduğum insanlar ve bütün ekibim maddi ,manevi zarar görmekteyiz.
Ailemle ilgili çıkan diğer haberler için söyleyeceklerimse yaklaşık beş yıldır ailemle ayrı evlerde yaşamaktayız. Ama düğün ,cenaze ,bayram ve özel günlerde ailemle birlikte olmak benim hem görevim hemde beni ben yapan gerçeğimdir. Yakın tarihlerde yaptığım Amerika, Brezilya turneleri, Dhaffer Yossef' le Hollanda, Türkiye, Tunus, Avusturulya, Almanya turneleri, Marcus Miller'la yaptığım projeler, Al Di Meola ,Zakir Husseyin , Vasiliis Saleas ve Taksin Trio'yla birlikte dünyanın farklı, önemli sahnelerin de verdiğim konserlerle Türkiye'yi bütün dünyada temsil ederken neredeyse hiç haberim yapılmazken, asparagas bir haberin basında bu kadar büyük bir şekilde yer alıyor olması gerçekten üzücü.
Ailemle ilgili çıkan diğer haberler için söyleyeceklerimse yaklaşık beş yıldır ailemle ayrı evlerde yaşamaktayız. Ama düğün ,cenaze ,bayram ve özel günlerde ailemle birlikte olmak benim hem görevim hemde beni ben yapan gerçeğimdir. Yakın tarihlerde yaptığım Amerika, Brezilya turneleri, Dhaffer Yossef' le Hollanda, Türkiye, Tunus, Avusturulya, Almanya turneleri, Marcus Miller'la yaptığım projeler, Al Di Meola ,Zakir Husseyin , Vasiliis Saleas ve Taksin Trio'yla birlikte dünyanın farklı, önemli sahnelerin de verdiğim konserlerle Türkiye'yi bütün dünyada temsil ederken neredeyse hiç haberim yapılmazken, asparagas bir haberin basında bu kadar büyük bir şekilde yer alıyor olması gerçekten üzücü.
Ben nefesimi patlatarak kazandığım ekmeğimi evime huzurla götürürken bu haberi yapan gazeteci arkadaşım benim çoluk çocuğumun rızkına engel olup akşam evine götürdüğü ekmeği huzurla ailesine yedirebiliyor mu? Bu arkadaşın yaptığı dayak haberini ispatlaması durumunda, benim için çok önemli olan klarnetimi hayatım boyunca bir daha elime almayacağım. İspatlayamaması durumunda arkadaşımızında mesleği bırakmasını rica ediyorum."
demiş.
Haberi yapan gazeteci arkadaş kanıtladığı taktirde işimi bırakacağım kanıtlayamaz ise o işini bıraksın derken kendine güvendiğinin resmidir. Fakat ilk önce şunu söylemek isterim ki basın %90 senin açığını haber yapar konserlerini, işlerini vs değil. Herkes şikayetçi ama bu böyle. Ayrıca bu haberlerle senin ekmeğinle oynandığını düşünüyorsan bir dönüp arkana bak bakalım. Sen birilerinin ekmeğiyle oynamış mısın düşün. Düşün düşün bitmez....
Hatta daha da ötesi. İlginçlikler çok fazla. Sevgilisi Gözde Kılıçoğlu'na bu konuyla ilgili soru sorulduğunda " İlişkimiz olduğuna inanıyorsunuz üstüne bir de dayak yediğime mi inanıyorsunuz. Neyse bu konularla ilgili konuşmayacağım " dedi. Yani sevgili olduklarını bile kabul etmiyor. Oysa Hüsnü Şenlendirici havaalanında öpüşürlerken gazeteciler görüntülediğinde ilk olarak 'Bir hayranım' demişti. Daha sonra ise 'New York'ta bir konserinde tanıştığını ve 3 yıldır birlikte olduklarını dile getirmişti.
Bunun üzerine Gözde Kılıçoğlu inkar edip, kendini komik duruma düşürmesine pes diyorum ne diyim. Dayak hakkında bir çok iddia var ortada. Kavganın tatildeyken kıskançlıktan dolayı çıktığına kadar detay var. Fakat yine de delil olmadan bu haber doğrulanmaz. Haklı olabilir.
Yine enteresan bir noktaya değinmek isterim. Sevgili Deniz Seki yuva yıkan kadın olarak görülüyordu ve cezaevine girdikten sonra Hüsnü Şenlendirici ve eşinin normal hayatlarına devam ettiğini sanıyordu herkes. Oysa ki Deniz Seki yuva yıkmadı, Hüsnü Şenlendirici kendi yuvasını kendi yıktı. Deniz hanım sadece bir aşık rolünü üstleniyordu.
Eşiyle mutlu bir aile yaşantısı sürdüğünü sananlar var hala. Oysa Hüsnü Şenlendirici buna şu cümlelerle açıklık getirdi; " Eşimle resmi olarak boşanmamış olsakta 5 yıldır ayrı yaşıyoruz. Sadece aile ile alakalı özel günlerde bir araya geliyoruz bu da benim görevim" demişti. Hayatından Deniz çıktı bir başkası girdi, bu çıkar bir başkası girer.
Sonuç karısıyla ilişkisi bitmiş ona karşı aşk duymuyor. Peki sorarım Hani nerede Nazire Hanım ? Niye magazin programlarına, ana haber bültenlerine çıkıp bağırmıyor "Kocamı elimden aldılar, kocamı ayarttılar" demiyor. Niye Gözde Kılıçoğlu tehdit edilmiyor. Yeni anladı resmi olarak boşanmamış olduğu kocasının kendisini istemediğini galiba.
Ateş olmayan yerden asla duman çıkmaz. Bu ilk dayak haberi değil ve olmazda. Ve yapılan hiç bir şey insanların yanlarına kalmaz. Üstünde ah varsa çıkar mutlaka çıkar...
BU YAZ KİMLER DİNLENİR 3 (final)
14:30
Gönderen Unknown
Bu Yaz Kimler Dinlenir yazımın final yazısı artık yazın sonuna yaklaşıyoruz. Bu final yazıda hem bir kaç şarkı ve albümün analizini daha yazdım ve en iyi 10 şarkı ve albüm listesini oluşturdum.
- Göksel son albümüyle büyük çıkış yakaladı. Uzaktan şarkısı da bırakın bu yazı uzun yıllar boyunca hep fonda çalıcak.
- İzel "Aşk En Büyüktür" albümüyle bu yaz ne yazik ki pek ortalarda yok sebebi de Hande Yener ile girdiği polemikde yapımcısının yenerden taraf tutması ve İzel'in albümüne destek vermemesi klip çekilmeyen bir albüm en fazla ne kadar sesini duyurabilir ki sonuc itibariyle. İzel gibi bir sese yazık oldu. Oysaki son albümündeki oh olsun ve rezil şarkıları yaz aylarına ve cluplara damgasinı vurabilecek şarkılardı.
Kış aylarında da iyi ki doğdun ve düşer o kliplense(ydi) bu yıl İzel'in yılı olabilir(di)
Kış aylarında da iyi ki doğdun ve düşer o kliplense(ydi) bu yıl İzel'in yılı olabilir(di)
- Nalan'ın "Aşk" albümü kariyerindeki en güçlü albümü olmuş. Hoşgeldin şarkısıyla çıkış yakalayan ve radyo listelerinde en çok çalınan ve istek alanlarda zirveyi zorlayan Nalan albümünde "Felek mi melek mi , Yalnızız , Yüz karası , Ne olur bak bana , Haklarım saklı , Ask , Hatırlayamadım (farkında mısınız tüm şarkıları yazıyorum)
çünkü Nalan'ın albümünde boş şarkı yok, bu yazı bırak bence bu yılın en güzel, temiz pop albümü Nalan'ın albümü olmuş.
çünkü Nalan'ın albümünde boş şarkı yok, bu yazı bırak bence bu yılın en güzel, temiz pop albümü Nalan'ın albümü olmuş.
- Ebru Gündeş'in eski pop şarkılarını yorumladığı albüm büyük ses getirdi. "Seni istiyorum , Sen yoluna ben yoluma ve son olarak Yaparım bilirsin" şarkılarını kliplendiren Gündeş tüm şarkıları kliplendireceğini söyledi. Albüm arşivde mutlaka bulundurulması gerek, uzun süredir böyle kaliteli cover albümü yapılmamıştı.
- Gülben Ergen, Ferdi Tayfur'un yıllar önce slogan yaptığı ‘’Durdurun Dünyayı’’ sözü ile bir şarkı yaptı ve hayatının en durgun yazını yaşadı. Zaten Kenan Doğulu’nun bu sene kendine hayrı olmadı ki Gülben’e olsun da verdiği şarkı tutsun
- Seda Önder ilk maxi albümüyle iyi çıkış yakaladı. Şaheser adlı güçlü şarkısı yaza dahil olan güzel şarkılardan Günaydin şarkısıyla devamını getirebilir
- Bu yazın en büyük fiyaskosu Tan oldu. Albüm çıkardı mı çıkarmadı mı belli değil hiç bir zaman büyük patlama yapamadı Tan ama bu kadarda dibe vurmamıştı, hiç yapımcısı acil albüme deluxe version hazırlıyor bari onun çıkışı duyulsun diye umuyorum.
- Yine bu yazın bir diğer fiyaskosu Özcan Deniz. Çıkardığı albüm radyo ve müzik kanallarında arabesk diye veto yemiş. Deniz bu duruma isyan etmiş ve yeni albümüne klip çekmeme kararı alıp rafa kaldırmış. Bence yazık oldu; 'Bir düşün' şarkısıyla çıkış yakalanabilirdi, remix versionuda pop kanallarında dönmeliydi. Zaten bu kanalların pop ile ilgili saçma sapan durumuna bir yazımda yer vereceğim.
Bu Yazın En İyi Albümleri:
Nalan - Hosgeldin
Ozan Çolakoğlu - 01
Ebru Gündeş - 13,5
Sinan Akçıl - Karnaval
Sibel Can - Meşk
İzel - Ask En Büyüktür Her Zaman
Hakan Altun - Ruh İkizi
Serdar Ortaç - Ray
Hande Yener & Grup 84 - Rüya
Seda Önder - Şaheser
Ozan Çolakoğlu - 01
Ebru Gündeş - 13,5
Sinan Akçıl - Karnaval
Sibel Can - Meşk
İzel - Ask En Büyüktür Her Zaman
Hakan Altun - Ruh İkizi
Serdar Ortaç - Ray
Hande Yener & Grup 84 - Rüya
Seda Önder - Şaheser
Bu Yazın En İyi Şarkıları
Gülşen - Seyre Dursun Aşk
Ebru Yaşar - Ağlayamıyorum
Nalan - Hoşgeldin
Sinan Akçıl - Fark Atıyor
Serdar Ortaç - Üzecek Adam Çok
Adja Pekkan - Ben Yanmışım
Emir - Sudan Sebep
Hakan Altun - Yaz Bana
Sibel Can - Çok Hoppasın
Petek Dinçöz - Çekil
Ebru Yaşar - Ağlayamıyorum
Nalan - Hoşgeldin
Sinan Akçıl - Fark Atıyor
Serdar Ortaç - Üzecek Adam Çok
Adja Pekkan - Ben Yanmışım
Emir - Sudan Sebep
Hakan Altun - Yaz Bana
Sibel Can - Çok Hoppasın
Petek Dinçöz - Çekil
Albüm Analizlerim sadece yaza özel değildi elbette, devam edecek ama bu yaz özel yazıyı artık burada noktalıyorum.
Emrah ÜLKER
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









