BU SEFER ROTA ALİŞAN'A !

Çağla Şikel/ Demet Akalıın/ Alişan/ Seda Önder

       İşler iyice karıştı. Alişan askere gitti geldi Çağla Şikel ile arası bozuldu.Olay;  Çağla Şikel'in, Alişan ile birlikte yaptıkları programa devam etmek istememesi, eşi Emre Altuğ ile program yapmaya devam edeceklerini söylemesinden başlamıştı. Bunun üzerine Alişan çıktığı tv programlarında Çağla Şikel'in kendisini ortada bıraktığını, bu sebeple kalbinin çok kırıldığını ve barışmayı düşünmediğini söylemişti. Çağla Şikel bu konular hakkında suskunluğunu korumuştu. Alişan yeni sezonda yoluna bakacağını dile getirdi ve Ayşe ile Alişan programına başladı.
     
Çağla Şikel'le çok yakın olan Alişan artık tek bayan dostunun Demet Akalın olduğunu da söylemişti. Bunun üzerine Demet Akalın'la ayrı bir samimiyet daha başlamış bulundu. Bir süre Alişan ile Demet Akalın'ın birlikte çalışmış olduğu vokalisti Seda Önder aşk yaşadı. Mutlu başlamıştı belki ama biteceği zaten konuşmalarından, davranışlarından belliydi. Hatta Saba Tümer'in programına konuk olduklarında Saba Tümer güzel bir soru yöneltti.
        "Eğer ayrılırsanız da Seda Önder, Demet Akalın ile çalışmaya devam edecek mi? " demişti.
 Bunun üzerine Alişan heyecanlı bir şekilde;
"Tabi ki öyle şey olur mu Seda'nın albümü çıkacak, Demet'le de birlikte çalışmaya devam edecekler ben olsam da olmasam da" demişti.

        Bunu duyduğumda içimden inşallah öyle olur dedim. Çünkü karakterlerine baktığımda hiç öyle bir şey olmayacağını anlamıştım. Bu gibi durumlarda her zaman "Öküz ölür, ortaklık biter." Çok geçmedi bunu da kanıtlamış oldular zaten. Alişan ve Seda Önder ayrıldıkları an Demet Akalın ve Seda Önder arasında büyük bir düşmanlık başladı. İkisi de birbirleri hakkında bir çok şey yazdı twitterda. Tabi en sevdiği dostu kötü bir şey dedikten sonra birlikte çalıştıkları kızın ne önemi var işine son, yoluna devam. Kendimce düşündüğümde sebepler ne kadar gün yüzüne çıkmasa da Seda Önder'in haksız olduğunu düşünmüyordum. Çünkü eğer haksız olsaydı o kadar twiti, o kadar lafı, sözü yazmaya cesareti asla olmazdı.

      Ee öyledir, böyledir zaman geçti ve sonunda hiç beklenmeyen bir şey olarak Demet Akalın ile Alişan da twitter da birbirlerine savaş açtılar. Hatta durum öyle ciddiydi ki twitlere bakılınca ikisi de birbirlerini hayatlarından çıkarmışlar. Son kalan dostunda araları bozulunca acaba kimdi haklı olan diye düşünmekten alamıyorum kendimi.

       Demet Akalın, Alişan'a gönderme yaparak "Seda 'da (önder), Çağla'da (şikel) haklıymış" yazdı. Demet Akalın'a göre tek suçlu Alişan. Bu twiti atarak Demet Akalın resmen tükürdüğünü yalamış oldu. Çağla için kötü bir şey demese de, Seda Önder için çok kere kötü sözler sarfetti. Twiti görünce Seda havalara uçmuştur sevincinden. Tabi kendisinin değerini anladığı için değil, tüm yazdıklarının Demet Akalın tarafından da bir şekilde onaylanmış olduğu için.
     
       Bana araları, er ya da geç düzelecek gibi geliyor.  Düzelirse arada kalan Demet Akalın olur "Seda'da, Çağla'da haklıymış" dediği için. Alişan "Sen bir şeytansın " derken Demet Akalın ise "Sessizce çık hayatımdan" dedi. Birbirlerine sarfettikleri bu kadar kötü sözden sonra barışmaları ne kadar doğru bilemedim.

HADİSE TWİT ATTI // DEMET AKALIN'IN "GÜNLÜK" YAZILARI

                     
                  HADİSE TWİT ATTI, SONRADAN DANK ETTİ !




Vee beklenen oldu. İkisinden biri açık versinde, magazinde güzel bir yere sahip olsun diye bekleyenler mutlu artık. Yanlış bir malzeme verdi Hadise. İlk “Sinan Akçıl’ı hala  seviyorum. Hayatımda önemli bir yeri vardır “ yazdı ve birkaç dakika sonra sildi.
Çünkü dank etti ! 
       
       Tabi bunu çok şekilde yorumlayanlar var. Gündem olacak ya sonuçta. Hadise hala Sinan Akçıl’a aşık, Hadise, Akçıl’ı hala unutamamış gibi mesela. Biraz mantıklı düşünülürse anlaşılır zaten. Tamam çok şey dönüyor bu alemde fakat o kadar olay olmuş, o kadar da göz önünde olmuş ayrılık öncesi atışmalar. Hadise bir nefretle adeta rest çeker gibi ayrıldı Akçıl’dan. 
Mümkün mü şimdi “Ben Sinan Akçıl’a hala aşığım, unutamadım.”  diyebilmesi !
  
       Herkeste şahit ki onlar sadece iki aşık değillerdi. Aynı zamanda birlikte iş yapıyorlardı. Hadise, Sinan Akçıl’ın bir çok şarkısıyla gündem yarattı, başarı sağladı. Birçok konserine birlikte gittiler. Birlikte albüm yaptılar. Hadise çok akıllı, çok bilinçli davranışlar sergiliyor. Her insan hata yapar veya bir şekilde yürümez biter ikili ilişkiler. Fakat yapılan işler veyahut aşk dışındaki yapılan hiçbir şeyi unutmuyor, ayrı bir yerde saklıyor. “Sinan Akçıl’ı hala seviyorum, hayatımda önemli bir yeri vardır” derken;

      “Biz ayrılmış olabiliriz fakat, Sinan Akçıl’ın kalbimdeki yeri her zaman farklıdır.İkili ilişkide başarılı olamasakta birbirimize çok iyiliğimiz dokunmuştur. Ayrılmış olmamız ondan nefret etmem anlamına gelmiyor. Yeri farklıdır ve farklı kalacaktır” demek istemiş bence. 

       Tabi bunu kısa bir twitle o şekilde yazıp gönderdikten sonra dank etti, insanların bunu yanlış anlayacağı ve çok farklı yerlere çekileceği. İşte o anda da twiti sildi ama işten işten geçmişti tabi çoktan…




  DEMET AKALIN'IN "GÜNLÜK" YAZILARI




       Gelelim Demet Akalın ilk önce ‘Ayaklı Gazete’  ardından da ‘Gece.com’ da yayınlanan meşhur çok okunan yazılarına. “Ayaklı Gazete” de yazarken okumuştum yazıları ardından “Gecce.com” da da yazmaya başlamış. Okudum, onları da okudum. 
       
       Herhangi bir gazetede veya haber portalı içerikli internet silerinde köşe yazarlığı yapmak arkadaşınla sohbet etmek mi veya günlük tutmak mı? Hangisi sizce? Yoksa içeriğine göre, okurlarına kendince doğru olan bir şeyler anlatabilmek mi. Bence öyle. Demet Akalın ise adeta günlük  tutarcasına yazı yazıyor. 
      
        Bu hafta şunu yaptım, şunu yedim, şuraya gittim, haftaya şurda konserim var hepinizi beklerim, hepinizi seviyorum öptüm bay bay… bu mudur yani ! Önemli, değerli bir haber içerikli internet sitesinde köşe yazarlığı yapmak bu mudur. 
Değildir! 
       Hem böyle ama hem de çok okunuyor değil mi. Öncelikle ‘Gecce.com’ bünyelerinde yeterince reklamını yapıyorlar Demet Akalın yazılarının. Sonuçta sevilen bir ünlü, başarılı bir şarkıcı haliyle yaş tahtaya ayak basmayıp doğru yere yatırım yapıyorlar. Bastırıyor fanları, hayranları, sevenleri. Okudukça çok daha sıcak geliyor yazılar fanlara,hayranla vs. Çünkü baktığınızda zaten sırf onlara hitap ediyor yazılar. Onlarla konuşuyor Demet Akalın yazılarında.
        Ee durum böyle olunca paylaş arkadaş paylaş okumayan kalmasın durumu çıkıyor ortaya. Sonuç ne olur derseniz aynen böyle devam eder. Demet yazar fanlar, hayranlar, sevenler okur. Yazılar ses getirir, çok tıklanan olur. Çok seveni olan ne yazarsa yazsın okunur. Kârlıdır her  halükarda. 

                                                                                                                Furkan TOPAL














BU YAZ KİMLER DİNLENİR ? 2








































         Bu yaza damgasını vuran şarkılar analizimizle devam ediyorum ikinci yazımda. Bu arada ilk yazım "Bu Yaz Kimler Dinlenir 1 "  Ünlüler Eleştirmeni  sayfasında bugüne kadar kısa sürede en çok okunan haber oldu. Bunu da  gururla söylemek isterim ve okuyan herkese teşekkür ederim. Neyse konudan uzaklaşmayalım, ilk yazımda; Gülşen,Hande Yener, Serdar Ortaç ve Petek Dinçöz şarkılarının analizini yapmıştım şimdi ise devam ediyorum.

- Kenan Doğulu albüm çıkarmış, neden çıkarmış dedim çünkü şarkıları ne bilen ne duyan var. Albümü inceledim daha önceki albümlere göre çok zayıf olmuş ama zamanla şarkılar oturur belki.

- Eflatun ve Burcu Güneş'in  birlikte seslendirdiği 'Çıkmaz Sokaklar' şarkısı etkisinden hiç bir şey  kaybetmeyip yaz aylarında da en çok çalınan şarkılar arasında. Bu arada Burcu Güneş kariyerinde yeniden ivme kazanmasını belirtmeden geçemeyeceğim.

- Murat Dalkılıç'ın "Bir Güzellik Yapsana" şarkısı en çok çalınan ve tıklanan şarkılar arasında ama bir kaç ay sonra unutulanlar arasında yerini alacak bir şarkı.

- Emir bu yaza damgasını "Sudan Sebep" şarkısıyla vurdu ancak "Makina" şarkısıyla devamını henüz getiremedi. Emir acilen albüm yapmaya başlaması lazım.

- Mustafa Ceceli'nin"Bir Yanlış Kaç Doğru" şarkısı da yazın çalının şarkılar  arasında. Kliple birlikte şarkı daha çok sevilmeye başlandı. Güzel kaliteli ve kalıcı bir pop şarkısı albümde de bir çok hit şarkı bulunuyor.

- Sinan Akçıl tüm eleştirilere rağmen yeni "Mustafa Sandal" olma yolunda hızla ilerliyor.' Fark Atıyor' şarkısıyla rakiplerine radyo ve tv listelerinde fark atan Akçıl 'Hoppala' şarkısıyla da devamını getirdi. Küfür şarkısıda acil kliplenmeli çünkü cluplerde çok çalınıyor.

- Mustafa Sandal'ın yeni albümü bir öncekine göre çok daha iyi olmuş ama çıkış şarkısı  'Ego' olmamalıydı . Albümde bulunan' Bi Git Bakalım' tam yaza yakışır  bir şarkı belki kliplenir; olmadı 2.Klip mutlaka 'Emina Sandal ile düet yaptıkları şarkı  'Çek Gönder'e gelmeli.

Yaza Damga vuranlar analizimiz devam edecek!


                                                                                      Emrah ÜLKER

Baba Bu Daha Ötesi Var Mı?

Hakan URAL/ Melisa URAL
           Günlerdir Sosyal paylaşım sitesi twitter da TT olan bir konu; Hakan Ural'ın kızını dudağından öpmesi ! Her iki yönden düşünülebilir tabiki de. Kişinin ahlak görüşüne bağlı olan bir şey. Bir babanın kızını dudağından öpmesi sapıklık mıdır? Hayır değildir bence. Dediğim gibi tamamen görüşe kalmıştır. Eğer Hakan Ural'ın öpmesi sapıklıksa  resmi paylaşmazdı zaten dimi. Baba bu, her şekilde sevgisini gösterebilir. Kendine ve kızıyla olan bağına kalmıştır. Burası Türkiye ve ahlak herkes için bir adım daha ötede olduğu için böyle bir şeyi sapıklık olarak yorumlayanlar var.
           Annesi Sibel Can dahi  " Baba-kız onlar. Melisa hala bizim gözümüzde küçük bir kız. Bunu konuşmak bile saçma. Çok normal, bana çok doğal geliyor. Fotoğraf baba-kızsevgisini ortaya koyuyor. Gayet doğal, ne diyebilirim ki? Yani buna söylenecek bir şey yok." 
diye yorum yaptı. Öpecek başka bir yer mi bulamadı diye düşünenlerde var. Normal kesime nazaran ünlülerin görüş açılar çok daha geniş. Bazılarına yanlış veya çok ters olan bir şey onlar için gayet normal. Ki bu da onlardan biri. Hakan Ural'ın da yorumu gayet açıktı zaten.

            "Bu insanların başka işi gücü yok mu? Sosyal medya denilen yer deli dünyası... Orada oyun oynuyorlar. 'Bu böyle demiş, bu böyle yapmış' diye yaşıyorlar. İyi bir şey deseler de benim için önemi yok. Onları zırdeli olarak görüyorum. Kime ne yani? Kızımı öperim de koklarım da ! Ben o zaman herkese karısıyla, kızıyla ne yapıyorlar onu sorayım? Bu insanlar psikopat mı, kafayı mı yedi? İnsanlarda utanma da kalmamış. Küfür edeceğim şimdi orucum bozulacak " demiş. 
         Aile yapısı olarak baktığımızda onlar için gayet normal olan bir şeyi büyütmeye hiç gerek yok. Herkesin kendi yaşantısı.Sapıklık olarak görenlerin kendisi sapık olduğu için öyle düşünmüştür. Yanlış olarak düşünenlerin ise ahlak görüşlerine kalmıştır. Bence bu olayda onlar açısından yanlış olan tek bir şey var; o da fotoğrafı paylaşmaları. Bu tür düşüncelerin ortaya atılacağını bilmeleri gerekirdi. Her baba veya her kız sevgilerini öyle göstermediklerinden dolayı yanlış bulma ihtimalleri var elbette. Babalar ve anneler çocuklarını dudağından bebekken de öper, çocukken de öper, gençken de öper. 

Baba bu daha ötesi  var mı?

Az Biraz Gayret Ayşe !

Ayşe Özyılmazel \ Alişan
 
           Yayınına başlandığı tarihten itibaren eleştirilen bir program Ayşe ile Alişan. Aslında eleştirilen program değil, Alişan'a eşlik eden Ayşe Özyılmazel'e ! Tamam güzel kız, şirin  bir şarkıcı, çok başarılı bir köşe yazarı fakat bunlar televizyon programcılığında da başaralı olacağını göstermez. Ki öylede oldu zaten. Yayına  başlanan hafta izledim. Ama bende halkın ve bazı ünlülerin düşündüklerini düşündüm. Alişan gayet başarılı, doğal ve rahat. İstenmedik bir durum olduğunda anında çözüm bulabilen bir sunucu. Askere gitmeden önce Çağla Şikel'le birlikte  yapmış olduğu programda da gayet başarılıydı zaten. Kendini bu işte kanıtlamış biri yani. Ayşe Özyılmazel ise risk almış: kendini bu konuda da denemek istemiş belliki. Program için imza atmadan önce iyisini kötüsünü düşünmüştür herhalde. Programda en ilgi çeken yönü ise yapmacıklığı. Bir seyirci olarak baktığımda resmen Ayşe programda  Alişan'ın yanı sıra kameraya oynuyor ve buda bariz insanların gözüne giriyor. Haliyle halkta eleştirir, gazetecisi de eleştirir, Demet Akalın'ı da eleştirir.
       İyisiyle kötüsüyle halka açık bir iş yaptığında eleştirilmeyi ve bunlardan faydalanmayı bilmeli kişi. Ayşe Özyılmazel'de ise faydalanma sıfır ! İlk gün heyecandandır diye geçiştirirsin belki ama 30. bölüm bitti Ayşe aynı Ayşe. Eleştirilmesine rağmen neden reytingleri güzel peki ? Düşündünüz mü ? Çünkü içerik bakımından güzel bir  sabah programı. Hatta işe yaz sezonu olarak bakarsak izlenebilecek en güzel sabah programı. Ayrıca konukları titizlikle seçtikleri belli. Alişan'ın sempatik tavırları, birbirinden güzel canlı performansları da izlenmesinde büyük bir etki yaratıyor. Alişan ile birlikte değilde kendi başına bu işi üstlenmiş olsaydı Ayşe Özyılmazel ; şimdiye kadar çoktan bitmişti diye düşünüyorum.

Ne Kadar Doğru ? Ne kadar Yanlış ?

       


     Nurgül Yeşilçay kendisinin oynamış olduğu "Sultan" dizisinin son bölümünde oğlu Osman Nejat'ı oynattı. Ne kadar doğru veya ne kadar yanlış? Tartışılır... Fikrimce bir yandan doğru bir yandan yanlış. Bir çok dizide bir çok çocuk oyuncular var tabiki. Fakat burdaki duruma bakılırsa Osman annesinin oynamış olduğu dizide kısa da olsa rol aldı ve bunun aslında zor olmadığını, başarabildiğini ve istese daha çok başaralı olabileceğini anladı bence. Kalkıp bir gün annesine "Ben okulu bırakıp senin gibi oyuncu olmak istiyorum." derse Nurgül Yeşilçay'ın buna şaşkınlıkla bakmaması gerekir. Diğer bir yönden düşünülürse aslında oyunculuğun zor olduğu, her şeyin eğitiminin alınması gerektiği çocuğuna aşılamak istemişse;  doğru ama ne kadar. Bunun için yeterli altyapısı var mı çocuğun. Az önce de dediğim gibi amaç bu olur ama çocuk yapabildiğini gördüğü an, aslında eğitimsiz de bu işin olabileceğinin farkına varmıştır çoktan...
      Çoğu ünlü çocuklarını medyadan uzak tutarken Nurgül Yeşilçay'ın kendi isteğiyle çocuğunu medyanın ortasına atması ne kadar doğru? Belki de çocuğunun bu yönde ilerlemesini istiyor. Kendi oynamış olduğu dizide, kendi kanatları altında Osman'a rol vererek başka projeler için yol açmak istiyor da olabilir.
       Bence Nurgül Yeşilçay bunların hepsini düşünmüştür ve en doğru kararı vermiştir.

Peki ya sizce?

BU YAZ KİMLER DİNLENİR ? 1





      Geride bıraktığımız yıllara bakarsak aslında bu yaz müzik sektörü en zayıf müzik yazını yaşıyor diyebiliriz, çünkü pek albüm çıkaran yok eylül ayını  bekleyenler çok ve çıkarıp da  sınıfta  kalanın sayısıda bir hayli fazla ama en büyük etken ise; artık üretim çok az zamanında korsandan zarar gören müzik piyasası simdi internetten yara alıyor. Güneş ortalığı kızıştırırken müzik dünyası da yavaş yavaş kızışmaya başladı yazın çıkan şarkılar ve albümleri, bu yazıda sizler için değerlendirdim.

- Bu yaz şarkıcılardan ziyade daha çok aranjör albümlerine emanetiz Ozan Çolakoglu, Volga Tamöz, Erdem Kınay 

Volga Tamöz yarısı baştan kaybetti. 90lar şarkıların yeni remixleri beklenen ilgiyi göremedi ve hemen outlar arasına girdi. Erdem Kınay'da  öyle. Rotayla çıkış yakalandı ama havası çabuk söndü.Albümde de yaza mars olabilecek şarkıda olmayınca Erdem Kınay'da out olmaya başladı. Ozan Çolakoğlu ise fırtına gibi esiyor albüme 4 klip birden çeken Çolakoglu Gülşen, Tarkan, Sertab Erener  ve Ajda Pekkan şarkılarıyla müthiş basari yakaladı.


- Gülşen demişken bu yazın şarkısı kesinlikle Seyre Dursun Aşk.
Geçen yıl Yeni Biri ve Sözde Ayrılık şarkılarıyla kariyerinde yeniden o eski "Of Of", "Yurtta Aşk Cihanda Aşk" albümlerindeki başarıyı yakalayan Gülşen bu yıla Ozan Çolakoğlu'nun albümünde yer alan "Seyre Dursun Aşk" ile damgasını vurdu bile ve yeni Albümde yolda!

- Hande Yener'de yazı boş geçirmeyenlerden Grup 84 ile birlikte ortak albüm yayınladılar ancak "Rüya" şarkısı henüz beklenen patlamayı yaşamadı. "Öfkem var" şarkısı ise kliplenirse kış aylarına damgasını vurabilir.

- Serdar Ortaç albüm çıkarmadan yaz gelmez denirdi hep. Şarkıları hep aynı olduğu için çok eleştirilse de bunun böyle olmadığını aslında herkes biliyor. 2 yıl önceki albümüne göre bu albüm daha güzel olmuş. Serdar'ın "ray" şarkısına klip cekerse bu yazada damgasını vurabilir!

- Petek Dincöz bu yaz tek şarkıyla çıkmayı tercih etti ve "çekil" şarkısını dinleyenlerde başka şarkıya gerek yok diyor. Çünkü "çekil" tüm yazı götürebilecek güçte bir şarkı bu yazın en bomba hit şarkılarından.

Bu Yazın Hit Şarkıları Analizi devam edecek !
                                                     
                                                                                                                                                                Emrah ÜLKER

Düşene Tekme Vurmak Bizim İşimiz !

Nurseli İDİZ
       Geçtiğimiz günlerde Alaçatı'da tatil yapan ve yakın dostunun otelinde konaklayan Nurseli İdiz zor anlar yaşadı. Gündüz vakti içki içerken kameralara yakalanan İdiz görüntülere bakılırsa oturduğu yerde bile çok zor duruyormuş. O şekilde görüntü almak, olay hakkında herhangi kesin bilgiye sahip olmadan, kafana göre haber başlığı atıp çirkince yazılar yazmak olmamalı.
        Haber başlıklarına ve içeriklerine bakılırsa Nurseli İdiz 5 kuruş parasız, yardıma muhtaç, ruh sağlığı bozulmuş, çevresine rahatsızlık veren, otelden atılan ve alkolik biri. Olay o değil işte ! Öyle anlamış olabilirsin ama öyle yazamazsın ! Yazıyorsun da ne oluyor? Herkes kendi çıkarlarının peşinde. Karşısındakinin ruh halini anlamak gibi bir çabaları yok. Ne olurdu o resimlerden sonra hanımefendinin kendine geldiğinde gerekli soruları sorup, cevaplarını alıp yazsanız. Tabiki olmaz! O zaman haberin ses getirmesi yarı yarıya düşer değil mi? Nurseli İdiz bu olaylardan sonra büyük bir acı içinde gerekli açıklamaları yaptı zaten. Onun canını yakan, kalbine dokunan resimler değil, içki içmesi değil; hakkında yazılıp, çizilenler. O da okuduğu zaman "Yazık çok yazık." demiştir muhtemelen.
        Yılların başarılı oyuncusu, kendi hakkında yazılanları okuyunca yıkılmış kadın. Sanki hep bir boşluk arıyorlarmış, hep düşsün, bitsin, mesleği ve kariyeri son bulsun istiyorlarmışcasına değil mi? Halbuki gerçeğe bakıldığında sevgilisinin kansere yakalandığını öğrenmiş ve dayanamayıp içki içmiş sadece. Fazla içmiş ve sadece kendisini kaybetmiş. Ne otelden atılmış, ne çevresine rahatsızlık vermiş. Zorluklarla mücadele eden hiç bir ünlüye destek olunmuyor farkındaysanız. Hatalarının sonucu olarak 4 Milyon borç ödemek zorunda kalmış ve halen de ödüyormuş. Ne evi kalmış, ne arabası ne de bir işi. Haliyle insanın psikolojisinin bozulmaması imkansız hale geliyor bu durumda. Kendinin acınacak halde olmadığını sadece işe ihtiyacı olduğunu dile getirdi.
Birazcık Saygı,
Birazcık Vicdan ve 
Birazcık Anlayış olması gerekiyor!