Ben dahil herkesin beklediği 49.Uluslararası Altın Portakal Film Festivali'nin ilk günü dün gerçekleşti. Sunucularını İclal Aydın ve İlker Masum'un yapmış olduğu festivalin bu yılki teması “Mizah, Muhalefet ve Demokrasi” olarak belirlenmiş. Programı heyecanla bekledim ve başladı. Şans işte, yağmurlu bir güne denk geldi festivalin ilk günü. Gelen konuklar şemsiye tutan görevliler ile birlikte içeri girdi. 
     Festivale kırmızı halı damga vurdu. Gelen konuklar, giydikleri ve festival jüri başkanı Hülya Avşar tabiki. Derin yırtmacıyla ve göz dolduran güzelliğiyle sorulan sorulara cevap verdi kendisi. Bu güzelliklerin yanı sıra tabiki göze hoş gelmeyen, böyle olmamalıydı dedirten şeyler de yok değildi. 
     49 yıl. Bayağı bir eski olan ünlü bir festival. 49 yıldır yapılıyor ama halen konuklar gayet basit bir tahtadan yapılmış sandalyelerde oturtuluyor. Herkesin ilk ilgisini çeken bu oldu. Çünkü saçma. Bariz göze batıyor. O sandalyelerden artık kafelerde bile yok. Buna resmen özentisizlik denir.     Sinema severlerin yanı sıra çok değerli yönetmenlerin, oyuncuların, başkanların dahi oturdukları şey o sıradan sandalyelerdi. Çok daha göz doldurucu festivalin ismine, kendisine yakışır şekilde olmasını tercih ederdim. 
     Bir diğer ve en facia olan konu ise böyle özel, güzel ve değerli bir gecede vokal olarak Ömür Gedik sahne aldı. Görünce pes dedim. Yani iyi, güzelde hiç mi sanata yıllarını vermiş bir şarkıcımız yoktu da Ömür Gedik sahne aldı. Hem özeniyoruz, çok çalışıyoruz, 49 yıldır yapıyoruz diyorsunuz hemde 1 yıllık şarkıcıyı öyle bir gecede sahneye çıkarıyorsunuz. Hadi onu da geçtim. Başarının yıla veya çıkarılan albüm sayısına bakmadığı istisnalarda çok elbette. Ama performans açısından da berbattı Ömür Gedik dün programda. Çok basitti. Güzel sanatlar lisesinde okuyan bir öğrenci söylüyormuş gibi hissettim şarkıları dinlerken. Yabancı şarkıları yorumlarken türkçe şarkılardan daha çok detone oldu. Arkasında biri çok değerli olan 2 tane vokalist vardı. İzleyenler farketmiştir ki şarkıların yarısını onlar söyledi zaten. Kısacası herkes dert yandı, kimse beğenmedi. Kimisi "Ömür Gedik çıktı, kulaklarımı tıkadım" dedi, kimisi "Yazıklar olsun başka biri mi yoktu." dedi. Yorumların %95'i kötüydü. Ömür Gedik'in şaha değer bir sesi olduğu düşünmüyorum asla. Sesi sadece güzel. Çok güzel değil. Zor bir şarkı okumaya kalksa beceremeyecek seslerden. Ki zaten Ömür Gedik'in asıl mesleği gazetecilik. Şarkıcılığa sağolsun Ferhat Göçer'in sayesinde soyundu. Dilerim diğer günlerde sahne alacak biri varsa o Ömür Gedik olmaz. 49.Uluslararası Altın Portakal Film Festivalin'in ilk bölümündeki gözlemlerim ve yorumlarım bunlar bakalım ileride ne olacak. Hiç sanmıyorum ama inşallah en azından o sandalyeleri değiştirirlerr.